Çanakkale Zaferi, Türk milletinin tarihinde altın harflerle yazılmış bir destandır. Binlerce yıl boyunca geçmişte ve günümüzde hala gururla anılan bu zafer, Türk milletinin asaletini, cesaretini ve vatan sevgisini en yüksek düzeyde sergilediği anlardan biridir.
Tarihin En Büyük Savunma Savaşlarından Birisi
Çanakkale Zaferi, Osmanlı İmparatorluğu’nun 18 Mart 1915 ile 9 Ocak 1916 tarihleri arasında İtilaf Devletleri’ne karşı kazandığı büyük bir savunma savaşıdır. Gelibolu Yarımadası’nda yaşanan bu destansı mücadele, dünya tarihine damgasını vurmuş en büyük savunma savaşlarından biridir.
Asil Türk Milletinin Direnişi
Çanakkale Zaferi, Türk milletinin asaletini ve vatan sevgisini gözler önüne seren bir destandır. Türk askerleri, vatan topraklarını korumak için canlarını hiçe sayarak, düşmana karşı kahramanca mücadele etmişlerdir. Düşmanın karşısında asaletle duran Türk milleti, tarihin akışını değiştirmiş ve zaferi kazanmıştır.
Milletin Birlik ve Beraberlik Ruhu
Çanakkale Zaferi, Türk milletinin birlik ve beraberlik ruhunun en güzel örneklerinden biridir. Türk, Kürt, Arap, Çerkez, Laz ve diğer birçok etnik kökenden gelen askerler, vatan sevgisiyle bir araya gelerek, tek yürek olmuş ve düşmana karşı omuz omuza savaşmışlardır. Bu birlik ve beraberlik ruhu, zaferin kazanılmasında büyük rol oynamıştır.
Çanakkale Geçilmez!
Çanakkale Zaferi, düşmanın Çanakkale Boğazı’nı geçememesiyle sonuçlanmış ve Türk milletinin zaferiyle sonuçlanmıştır. Çanakkale’nin geçilmez olduğu bu zafer, Türk milletinin kararlılığını ve direnişini tüm dünyaya göstermiştir. “Çanakkale Geçilmez!” sloganı, sadece bir coğrafi bölgeyi değil, asil bir milletin iradesini ve kararlılığını simgeler.
Sonsuz Şükran ve Minnet
Bugün, Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümünde, Türk milleti olarak şehitlerimizi sonsuz şükran ve minnetle anıyoruz. Onların kahramanlığı ve fedakarlığı sayesinde vatan topraklarımızı koruyarak, bize bağımsız bir yaşam hakkı bırakmışlardır. Çanakkale Zaferi’nin anlamı, tarih boyunca unutulmayacak ve daima gururla hatırlanacak bir zaferdir.
Çanakkale Zaferi, Türk milletinin asaletinin, cesaretinin ve vatan sevgisinin bir simgesidir. Bu destanı yazan kahramanlarımızı ve şehitlerimizi daima minnetle anıyor, onların emaneti olan vatanımızı korumak için aziz milletimiz olarak birlik ve beraberlik içinde hareket etmeye devam ediyoruz.
Bir Çanakkale Hikayesi:
Efrat Hem Kurşun Atıyor ve Hem de Süngü Hücumu İçin Emir Bekliyordu
26. Alay 3. Tabur’un 25 Nisan günkü harekâtını Tabur Komutanı Mahmut Sabri şöyle aktarmaktadır:
“Bugün düşmanın ihracatı beş taburu geçmişti. Fakat iki taburdan ziyadesi mahvolmuştu. Takriben 450 kişi tenakus etti. Aynı zamanda düşman kütleleri fazlalaştı hatta harp çok büyüdü, geceleyin bir süngü hücumu tasmim edildi düşman da bunu biliyormuş gibi mütemadiyen tenvir tabancaları atıyordu. Garp Cephesi’ne gidildi. 9’uncu bölük zabıtan ve efradı ile mukadderatı millet bu gece bize bağlı olduğu düşmanın ilerlemesine mani olup ordumuza zaman kazandırırsak vazifemizi ikmal etmiş etmiş olacağız ve burada bulunduğumuzu müddet zarfında gece her saat ordumuz için bir zafere düşmanımız için bir kahra sebep olacağı anlatıldı ve sebatımız lazım olduğu söylendi. Taburun yemeği Kirte’nin şimalindeki ağırlıktan yetişti yemek karanlık sebebiyle avcı hatlara kadar gönderildi. ‘Herkes olduğu mahalde kalacak’ emri verildi. Yemek getiren mekkâre hayvanına bindirilmesi mümkün olan mecruhların fazla silahlar yükletilerek gönderdiği ağır mecruhlar için sıhhiye bölüğünde araba irsali hakkında tekrar alaydan istirham edildi asker yemeğini layığı ile yiyemedi, ateşle meşgul idi. Ekmek çuvalları dolu bir halde sargı mahallerinde mecruhun yanında kaldı, imdat geleceğini ve imdatla beraber süngü hücumu yapılacağını ve korkak düşmanın behemehâl Allah’ın inayeti ile denize döküleceği tabur zayiatın ve efradına söylendi.
Efrat hem kurşun atıyor ve hem de süngü hücumu için emir bekliyordu düşmanın kuvveti le kendi kuvvetlerini mukayese etmeği hatlarına bile getirmiyorlardı. Garp Cephesi’ndeki altı takım kuvvetindeki zabit ve efradımıza karşı düşman üç beş takımdan ibaret iki bölük efradımıza karşı da nakliye vapurlarından makineli tüfeklerle sahile yapışan üç yüzden fazla düşman askeri bulunuyordu karanlık düşmanın ihracatına müsaade etti. Tekke Koyu’ndaki çıktığı gibi Ertuğrul Koyu’ndan da çıkıyordu askerlerimiz de atışa kusur etmiyordu vurulan kalıyor, vurulmayan arazinin girintili aksamında saklanıyordu.”
Mehmet Fasih Bey Kanlısırt Günlüğü, Mehmet Fasih Beyi’in Çanakkale Anıları, Yay. Haz. Murat ÇULCU, İstanbul: Araba Yayınları, 1997.