YÜZ YILIN BULUNTUSU: Hekatomnos Anıt Mezarı Ve Kutsal Alanı
  1. Ana Sayfa
  2. Buda mı Gol Değil

YÜZ YILIN BULUNTUSU: Hekatomnos Anıt Mezarı Ve Kutsal Alanı

“HEKATOMNOS’UN LAHDİ”…
(“Karialı Kadınlar” adlı romanından alıntı…)
Genç Prens Maussollos, mimar ve heykeltıraş olan Bryaksis ustadan, babası Karia Kralı Hekatomnos için bir lahit yapmasını, lahdin ön yüzünde ise babasının onlarla veda edişinin konu edilmesini istemiş, “Babamı, kline üzerinde yatarken betimlemeni istiyorum. Elinde bir şarap kâsesi olsun. Başucunda, annemi koltuğunda otururken, arkasında ise kız kardeşlerim Prenses Artemisia ve Ada’yı ayakta dururken, beni ve erkek kardeşlerim Prens İdrieus ile Piksodaros’u ise, babamın ayakucunda onu izlerken yontmanı istiyorum” diye, talimat vermişti.
Bryaksis usta, aldığı talimatı en kısa zamanda yerine getirmek için, yardımcısı Manitas ile birlikte mermer ocağına gitmiş, kralının lahdi için büyükçe bir mermer blok seçerek, içinin oyulmasını ve dış yüzeyinin kaba yontusunu yaptırarak, inşa edilmekte olan tonozlu mezar odasının duvarları örülmeden yerine yerleştirmişti.
Aradan aylar geçmiş, lahdin yontulması bitirilmişti. Dünya gözüyle lahdini görmeyi çok isteyen kralı, muhafızları ve doktoru itina ile tahtırevanına yatırıp, mezar odasına getirmişlerdi.


Loş mezar odasını aydınlatan meşalelerin dumanı, kralın gözünün önünden geçerken zor gören kataraktlı gözü, dumandan yaşardı. Feri sönmüş gözlerini, elinin tersiyle silmek isterken, doktoru ondan önce davranarak kralının gözlerini itina ile kuruladı.
Kral, iki eliyle koluna asıldığı hekimbaşına, “İyiyim” diye fısıldadı. Küçük adımlarla ilerliyor, titreyen bacaklarını dik tutabilmek için zorlanıyordu. Mezar odasının alçak kapısının önüne geldiklerinde, eğilerek içeri girdiler. Doğrulduğunda Lahdin üzerindeki kendi kabartmasıyla göz göze gelmişti. Lahdin orta bölümü tam da kapının önündeydi ve Hekatomnos, kline üzerinde sol yanının üstüne uzanmış olarak betimlenmişti.
Yaşlı kral, içine konulup ölüler ülkesine, Tanrılarının yanına gideceği lahdinin bitmiş halini ilk kez ve hayranlıkla izliyordu. Bir süre, ifadesiz ve dalgın gözlerle hiç konuşmadan uzun uzun baktı.
Oda küçüktü ve lahit, neredeyse tüm odayı kaplıyordu.
Hekatomnos, önce kendi kabartmasını inceledi ve “Ne kadar da çok benzetmiş, Bryaksis usta” diye mırıldandı. Sonra da başucunda oturmuş, onu izlerken betimlenen karısı, biricik kraliçesi Aba’ya baktı. Parmaklarının ucunu, karısının yüzünde gezdirirken burnunun sızladığını hissetti. Mermerin soğukluğundan irkmiş olmalı ki titreyen parmaklarını geri çekti. Tekrar dokunup, dokunmamakta tereddüt ediyordu. Onu gerçekten okşuyormuş gibi boşlukta gezdirdiği parmaklarını, lahde değdirmeden saçlarının, yanaklarının, dudaklarının üzerinde gezdirirken yanağına gözyaşları sızıyordu. Feri sönmüş gözlerinden sızan yaşlar, sakallarının arasında kaybolurken “Seni çok seviyorum kraliçem, benim her şeyimdin” diye mırıldandı.
Sonra, karısının arkasında hüzünlü bir ifadeyle ayakta betimlenmiş olan, büyük kızı Artemisia’nın başına kaydı parmakları. “Kızııım! Canııım!” diye inledi. Ardından küçük prensesi Ada’ya uzanıp, “Prensesim, bir tanem” diye mırıldandı.


Bitkindi, ağlıyordu… Belki de hayatında ilk kez ağlıyordu. Belli ki gördüklerinden, içinde bulunduğu ortamdan çok etkilenmişti. Sonsuza kadar içinde olacağı lahdinin ve mezarının soğukluğu, vücudunu sarmış, yalnız parmakları değil, tüm vücudu titremeye başlamıştı. Düşmemek için iki eliyle lahdine tutunurken, “Ayakta durabilmek için mezarımdan destek alacağım hiç aklıma gelmezdi” diye mırıldandı.
Kanı çekilmiş elleri, soğuk mermerin üzerinde kayarken sanki karısını, çocuklarını gerçekten okşayıp sevmekteydi. Bu kez, sol tarafa dönerek ayakucundaki İdrieos’un yüzüne dokundu. Sonra da tahtının mirasçısı, oğlu Maussollos’un kıvırcık sakalları üzerinde gezdirdi parmaklarını.
“Prenslerim, yiğitlerim!.. Sırtımı yasladığım dağlarım!.. Ülkemin sahipleri, krallarım…” dedi gururla. Nihayet en küçük oğlu Piksodaros’a uzandı parmakları. Ne var ki dört yaşındaki küçük prensinin kabartmasına eğilip dokunamadı. “Küçük prensim…” derken eli sadece havada gezindi.
“Arzu ederseniz, gelmişken diğer yüzleri de gösterelim ekselansları” dedi hekimbaşı. Başıyla onayladı Hekatomnos. Koluna girip yavaşça lahdin sağ yanına yürüdüler.
Lahit ile duvar arasında kalan dar aralıktan, yan yan geçerken beş çocuğu ile betimlendiğini gördü. Ortada kendisi vardı. Eli yüzünde, hüzünlü bir duruş içindeydi. Önünde, arkasında ise prensleri ve prensesleri… Elini çocuklarının vücutlarına sürterek yürüyordu. Ayakta daha fazla duracak hali kalmamıştı. “Çıkalım artık dayanamıyorum” diye mırıldandı. Bütün vücudu titriyordu.
“Hoşça kal sevgilim, hoşça kalın yavrularım…” diyebildi.
Lahdin sol yüzünün önünden geçerken gözünün kenarıyla, diğer çocuklarının önünde krallık asasını, büyük oğlu Maussollos’a devrederken betimlendiği sahneyi gördü. Bu sahneden çok etkilenmişti ve bir ömrün, bir saltanatın, bir gücün bitişini, yenisinin başlayışını görür gibiydi…
Sabırlarınız için teşekkürler.
Sevgilerimle…
Korkmaz GÖÇMEN
(Arkeolog/Yazar)

YÜZ YILIN BULUNTUSU
Hekatomnos Anıt Mezarı ve Kutsal Alanı, Anadolu’nun güneybatısında yer alan Karya Bölgesi’nin en önemli kentlerinden olan Muğla İli’nin Milas İlçesi’nde yer almaktadır. Söz konusu Anıt Mezar ve Kutsal Alanı; Temenos Duvarı, Menandros Onur Sütunu, Podyum ve Mezardan (Taşıyıcı Oda, Mezar Odası, Lahit ve Dromos) oluşmaktadır. Antik dünyanın yedi harikasından biri sayılan ve günümüze “Mozole” (Mausoleum) kavramını taşıyan, “Halikarnas Mozolesi”nden (Halicarnassus Mausoleum) daha erken bir dönemde, aynı boyutlarda Mausolus’un babasına ait olan ve günümüze kadar ulaşabilmiş tek örnek olması bakımından Anıt, eşsiz bir değer taşımaktadır. Antik çağ dünyasının en önemli mezar anıtı ve ölü kültünün temsilcisi olan yapıt, hem mimari tasarımı hem de sanatın diğer önemli kolları olan heykeltraşlık ve duvar resim sanatı açısından üst düzeydedir. Özellikle “Hekatomnos Frizli Lahdi” büyüklüğü, niteliği ve sahibinin öne çıkan kişiliğiyle Klasik ve Hellenistik Anadolu’da tek örnektir.

 

İlginizi Çekebilir

Yorum Yap

Bu yazının yorum fonksiyonları kapatılmıştır.